Ey îman edenler sabrediniz

Zeynüddîn Attâbî hazretleri tefsîr ve Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. Buhârâ’da doğdu. 586 (m. 1190)’da Buhârâ’da vefât etti. “Tefsîr-i Attâbî” adlı eserinde şöyle buyurdu:

Sabrın çeşitleri ve her birinin mükafatı hususunda Kur'an-ı kerimde nazil olmuş birçok âyet-i kerimeler vardır. Bekara sûresinin yüzyetmişyedinci âyetinde meâlen: (Yüzünüzü doğu ve batı taraflarına çevirmeniz hayır ve taat değildir. Hayır ve taat, Allahü teâlâya ve ahirete ve meleklere ve Allahü teâlânın indirdiği kitaplara ve Peygamberlere iman etmektir. Ve Allahü teâlânın [rızası için] muhabbet ile malını; fakir akrabasına, fakir yetîmlere ve muhtaçlara, yolda kalmışlara, [garip yolculara, misafirlere], isteyen fakirlere ve mükâteb kölelere [yani sahibi ile anlaşıp belli bir ücret ödeyince hür olacak kölelere] ve esirlere [azat etmek için] vermektir. Ve [farz] namazları dosdoğru kılmak ve zekâtını vermek, sözleşmelerinde ahdine vefa etmek [sözünü yerine getirmek], fakirlikte, ihtiyaç ve sıkıntı hâllerinde, cihadda sabretmektir. Ve bu vasıfları taşıyanlara uymakta sadık olmaktır. İşte onlar, takvâ sahibi olan Müslümanlardır) buyurulmuştur. Âl-i İmrân sûresinin iki yüzüncü âyetinde ise meâlen: (Ey îman edenler! [Din düşmanlarının eziyetlerine] sabrediniz. Düşmanlarınızla olan cihadda üstün gelmek için, sabır yarışı yapın. Sınır boylarında kâfirlere karşı cihad için nöbet bekleyin ve Allahü teâlâdan korkun ki, felaha [kurtuluşa] eresiniz) buyurulmuştur.
Nahl sûresinin doksanaltıncı âyetinde meâlen: (Sabredenlerin ecirlerini [karşılıklarını] Allahü teâlâ, yaptıkları amelin karşılığı olan sevaptan daha fazla ve daha güzel olarak elbette verir) buyurulmuştur.
Zümer sûresinin onuncu âyetinde meâlen: (Sabreden müminler [kıyamet gününde] hesapsız mükafatlara kavuşurlar) buyurulmuştur. Bekara sûresinin yüzelliüçüncü âyetinde meâlen: (Ey iman edenler! Sabır ve salât [namaz] ile Allahü teâlâdan yardım isteyiniz. Muhakkak Allahü teâlâ[nın yardımı] sabreden müminlerle beraberdir) buyurulmuştur.
Ra'd sûresinin yirmi ikinci âyetinde meâlen (Onlar, şu kimselerdir ki, Rablerinin rızasını kazanmak için sabrederler. Namazlarını dosdoğru kılarlar. Kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve aşikâr infak eder, verirler. Kendilerine kötülük yapanlara, iyilik ederler. O müminler için [amellerine karşılık] ahiret saadeti ve rahat vardır) buyurulmuştur.

Toplam Görüntülenme: 127

Yayın tarihi: Cuma, 14 Temmuz 2017

Bunları okudunuz mu?