Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.170.438

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Duânın Belâyı Defetmesi, Kaza Ve Kaderdendir

Karahisârlı Kara Hoca Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Asıl ismi Ali'dir. Afyonkarahisar’da doğdu. 1397 (H.800)'de İznik'te vefât etti. İlk tahsîlini memleketi olan Karahisar'da yaptı. Hadîs-i şerîf, tefsîr ve fıkıh ilimlerinde yükseldi. Cemâleddîn Aksarâyî'den tasavvuf marifetlerini öğrendi. Tahsilini tamamlayıp, memleketine döndü. Osmanlı Sultanı Orhan Gâzi tarafından kendisine İznik'teki bir câmide hatîblik vazifesi verildi. Daha sonra İznik Medresesi Müderrisi oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

99 - Deli Hüseyin Paşa Ve İran Şahinin Yayi

İran Şahı, Sultan IV. Murad Han'a bir çok hediyeler göndermişti. Bunlar arasında bir de yay bulunuyordu. Dünyada bir benzeri olmayan bu yay, son derece sertti ve ancak kuvvetli bir pehlivan bunu gerebilirdi. Padişah bu yayı ellerine alıp incelediler. Hediyeleri getiren İran elçisi sinsi sinsi gülüyordu:-Pek serttir efendim!..dedi.Fakat Murad Han'ın bakışlarını farkedince susmayı tercih etti. Yoksa kellesinden olacağını anladı. Padişah, çok kuvvetliydi. Fakat kendisi yayı kurmayı denemeden önce, başkalarını denemek istedi ve :-Bu yayı kim germek diler?...diye sordular. Kimsenin cevap vermesini beklemeden:-Sen gel!..diye nöbetçilerden birini çağırdı.

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

26 - Şehitler Hakki İçin

Vehbi Tülek

81 - Akilli Kişiler Öğünmekten Ar Ederler

Vehbi Tülek

Orhan Gazinin oğlu Süleyman Paşanın Rumeli'de giriştiği fütuhat, küffar diyarında görülmedik bir tesir bıraktı. Balkanlardaki krallar, Bizans İmparatoruna gönderdikleri haberde:"Şimdiye kadar Rum ülkesi, Müslüman saldırılarından korunabilmekteyken, İslam ordularının askısı iyice artmış ve güçleri çoğalmıştır. Karşı çıkmakta gevşeklik gösterirsek, hepimizin yok olmasına ve onların güçlenmesine yol açılmış olur. Henüz ayakları iyice yere basmadan onları topraklarımızdan kovmak için birlikte hareket edelim."

Hafiz Mehmed’in Oğlu

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim’in Erlik Sözü

Vehbi Tülek

Önce İmam, Sonra Mahkeme

Vehbi Tülek

Sadrazamlik Makami Herkesin Hirsini Tahrik Eden Makamdir

Vehbi Tülek

Git HünkÂrdan Ferman Getir...

Vehbi Tülek

Al Mührü Ver Mührü

Vehbi Tülek

Buyurun Cenaze Namazina

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Buhârâ Çarşısındaki Nûr Yüzlü Zât

Şeyh Evliyâ-i Kebir, Abdülhâlık-ı Goncdüvâni hazretlerinin yetiştirdiği evliyânın büyüklerindendir. Buhârâ'da yaşadı. On üçüncü asrın ortalarında vefât etti. Önceleri Buhârâlı bir âlimden ilim tahsil ediyordu. Bir gün, Buhârâ çarşısında nûr yüzlü bir zât gördü. Elinde bir paket olduğu hâlde yürüyordu. Gönlü bu zâta meyletti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İslâm Dîni, Hazret-i Ömer'le Kuvvetlendi

Vehbi Tülek

Ebü'l-Kasım ibn-i Abdülhakem hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. 182 (m. 798)'de Mısır'da Fustat'ta doğdu. Mâliki fıkhıyla birlikte hadis ilmi tahsil etti. 257'de (m. 870) Fustat'ta vefat etti. Şöyle nakletti:

Mest Üzerine Mesh Edilmesi Hakkında

Vehbi Tülek

Müslümânlar, İmâm-ı Azam’ın Ev Halkı Gibidir

Vehbi Tülek

Sadrü’l-İslâm Muhammed Pezdevî hazretleri Hanefî fıkıh âlimidir. 421 (m. 1030)’da Türkistan’da Nesef yakınındaki Pezde şehrinde doğdu. Şemsüleimme Hulvânî gibi meşhur âlimlerin derslerinde yetişti. Semerkant kadılkudatlığına getirildi 493 (m. 1100)’da Buhara’da vefat etti. “Usûlü’d-dîn” isimli fıkıh kitabında buyuruyor ki:

Yıldızlar Gittiği Zaman

Vehbi Tülek

Şehabeddin Ahmed Sivâsî

Vehbi Tülek

Zeyrekli Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Sözlerin Büyüğü, Büyüklerin Sözüdür

Vehbi Tülek

şehadetim Için Dua Eder Misiniz?

Vehbi Tülek

Sultan Alâ'eddin Keykubad'ın Rüyası

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Helvaci Çocuk

B0r Çuval Toprak

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek