Onlar için irâde ve ihtiyâr yoktur

İbrâhim Beycûrî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 750 (m. 1349) senesinde Mısır’da doğdu. 825 (m. 1422) senesinde vefât etti. Vefatına yakın günlerde bir dersinde, “Kaza ve Kader” hakkında şunları anlattı:

Kur'an-ı kerimde Dehr sûresindeki (Siz yalnız Allahü teâlânın dilediğini arzu edersiniz) meâlindeki âyet-i kerimeye, Ebül-Hasen-i Eş'arî hazretleri, (Siz, ancak Allahü teâlânın dilediğini istersiniz!) manasını vermiştir. Bu âyet-i kerimeye, Ebû Mensûr Mâtürîdî hazretleri şöyle mana vermektedir:
(Allahü teâlânın irâdesi, sizin irâdenizle berâberdir. Siz irâde edince, Allahü teâlânın irâdesini hazır bulursunuz.) 
Eş'arî mezhebine göre, âyet-i kerime, Allahü teâlânın irâdesini bizim irâdemizle birleştirmiyor. Bizim irâdemizi Allahü teâlânın irâdesine bağlıyor. İnsanlardan, iyi şeyleri irâde etmeleri isteniyor. Böyle irâdelerinin, irâde-i ilâhiyyeden kuvvet alabileceğini söylüyor. Kulun her işi gibi, irâdesi de, cenâb-ı Hakkın izin vermesine muhtaçdır, diyor. Bir âyet-i kerimenin meâl-i şerifi (Onlar için irâde ve ihtiyâr yoktur) şeklindedir. Kureyş kâfirleri, (Şu Kur'an, Mekke'nin veya Medîne'nin ileri gelenlerinden birine indirilseydi) diyorlardı. Bu âyet-i kerime, insanlarda, kimin Peygamber olacağını seçmek irâdesinin bulunmadığını bildirmektedir.
(Allahü teâlâ, insan ile kalbi arasına girer) meâlindeki âyet-i kerime de, Allahü teâlânın, kalplerdeki en gizli şeyleri gördüğünü, bildiğini anlatmak için gönderilmiştir.
Yukarıda geçen âyet-i kerimelerde işlerin yalnız Allahın irâdesi ile olacağının bildirilmesi de, kaderin kaza hâlini aldığı hâller içindir. İnsanlar, kendi irâdeleri ile kaderdeki işleri yapmaya başlar. Allahü teâlâ da bunları irâde ettikten sonra, iş kaza hâlini alır. Yâni meydana gelir. İşte kaderdeki işler, kaza hâline gelince, insanların irâdesi artık bunu değiştiremez. Saadet veya felaket geri dönemez.
(Yasîn) sûresinin, (Onların önlerine ve arkalarına set çektik. Gözlerini perdeledik. Artık görmezler) meâlindeki âyet-i kerimesi ile Bekara sûresinin baş tarafındaki (Allahü teâlâ onların kalplerini mühürledi. Kulaklarını ve gözlerini perdeledi) meâlindeki âyet-i kerime, bu hâli haber vermektedir.

Toplam Görüntülenme: 136

Yayın tarihi: Pazartesi, 12 Haziran 2017

Bunları okudunuz mu?