Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.767.839

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günahkâr Kimse Herkesin Yanında Aşağılanır!

Abdurrahmân Tafsûncî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdâd'a bağlı Tafsûnc beldesinde doğdu. Abdülkâdir Geylânî hazretlerinin talebesidir. 1115 (H.550) senesinde hocası Abdülkâdir Geylânî'nin sağlığında vefât etti. Abdurrahmân Tafsûncî'nin talebelerinden biri anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ii. Mahmud Han’in Takdiri

Sultan I. Mahmud Han, bütün saltanatı boyunca devam eden İran, Rus, Avusturya muharebelerini değerli kumandanları ile idare etti. Bilhassa hayatı muvaffakiyetlerle dolu Hekimoğlu Ali Paşa gibi yetişkin ve tecrübeli vezirleri, sadarette ve ordu seraskerliklerinde kullanarak muvaffak oldu. Sultan Mahmud Han hizmet edenleri takdir edip, kıymetli vezirlerini ufak tefek kusur ve hataları ve hatta mağlubiyetleri yüzünden derhal azil ve sair suretle cezalandırmaz ve hatalarını tashih için kendilerine imkan tanırdı. Bağdat Valisi Ahmet Paşa, İran seferleri dolayısıyla salahiyeti haricinde, izin almadan devlet tevcihatını istediği gibi yapması sebebiyle buradan alınarak Rakka valiliğine tayin olunmuştu. Bunun üzerine korkarak katledileceği vehmine kapılan Ahmet Paşa, Veziriazam Hekimoğlu Ali Paşa'ya mektup yazarak korkusunu bildirdi ve yardımını istedi. Ali Paşa bu mektubu Padişaha arzedince, Sultan Mahmud kendisine şunları yazdı:"Sadrazam tarafına gönderdiğin mektubun manzar-ı hümayunum olup, bazı fikir lere sahip olduğun anlaşılmıştır. Sen bu kadar zamandan beri seraskerlik ve tevcihat ile istediğini yapmış olmana rağmen, bundan sonra senden üstün başarılar ümid edilerek, bu hataların affolunmuştur."Bu ferman ile Sultan Mahmud Han, Ahmet Paşanın hizmetlerini takdir ettiğini ve ufak tefek bir kusur ile en ağır cezanın verilmeyeceğini bildirerek kendisini rahatlattı.

Vehbi Tülek

74 - Böyle Vaaz Dinlemedik

Vehbi Tülek

Diş Kirasi Rekoru

Vehbi Tülek

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Mahmûd Han devrinde Özbekistan'dan kalkıp hacca gitmek üzere yola çıkan bir grup Türkistanlı, Halifeyi görmek ve izin almak için İstanbul'a gelmişlerdi. Çünkü eskiden beri hacca gidecek olanlar, sultandan izin almak maksadıyla İstanbul'a gelirler, Cumâ selâmlığında Halifeyi görürler duâsını alırlardı. Bu bir nevi izin almak idi. Türkistan'dan gelen Özbekler de ilk Cumâ selâmlığında Halifeyi görmek üzere Sultan tepesinde çadırlarını kurup yerleşmişlerdi. Sultan İkinci Mahmûd Han maiyyetiyle oradan geçerken, çadırlarının şeklinden onların yabancı olduğunu anlayarak kim olduklarını merâk etti ve bir adamını göndererek durumu öğrendi. Sonra da atını sürerek yanlarına gitti. Durumlarını anladıktan sonra; "Halife emretse burada kalır mısınız?" deyince, hepsi birden; "Hay hay emr ü fermân Pâdişâhımız efendimiz hazretlerinindir." dediler. Bunun üzerine Sultan İkinci Mahmûd Han; "Öyle ise ben halifeyim, emr ediyorum. Hacdan sonra dönünüz, burada kalınız. Size münâsip bir dergâh yapıla ve siz de gelecek hemşehri hacılarınızın hizmetini ifâ edesiniz!" diyerek onların el etek öpmesine meydan vermeden atını sürüp gitti. Hac dönüşüne kadar, bir dergâh ve iki odalı bir ev yapıldı. O günden itibâren "Özbekler Tekkesi" diye anılan bu dergâh yapıldı ve Türkistanlı hacıların hizmetlerinde kullanıldı.

Yeğen Mehmed Paşa Ve Hocasinin Duasi

Vehbi Tülek

Nusret Mayin Gemisinin Zaferi

Vehbi Tülek

Türk Adaleti

Vehbi Tülek

Böyle Soruya Böyle Cevap

Vehbi Tülek

Sen Kandiye Fatihi Olarak İstanbul’a Döneceksin

Vehbi Tülek

Sakinan Göze Çöp Batar

Vehbi Tülek

Dilekçesi Sirtinda

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Fâtiha Neleri Açmaz Ki

Süleymân bin Yesâr hazretleri Tabiinin büyüklerinden olup, Medine-i münevveredeki fukaha-i seb'adan (yedi büyük fıkıh âlimi) biridir. 31 (m. 651)'de doğdu. 104 (m. 722) senesinde vefât etti. Şöyle nakletmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Alışveriş Yaparken Yemin Etmemeli

Vehbi Tülek

Babazâde hazretleri Osmanlı devrinde yetişen âlim ve velilerdendir. 990 (m. 1582) senesinde vefât edip, Eyyûb Sultan yakınlarında defnedildi. Bir dersinde şunları söyledi:

Müminin Korkusu Ile Ümidi Eşit Olmalı

Vehbi Tülek

Beni Öldürmek Için Geldin

Vehbi Tülek

Nûreddin Ali Halebi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimi ve meşhûr "Siyer-i Halebi" kitabının sahibidir. 975 (m. 1567)'de Mısır'da doğdu. 1044 (m. 1634)'de Kâhire'de vefât etti. "Siyer-i Halebi" kitabında şöyle anlatır:

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Şemseddîn Nakîb

Vehbi Tülek

Şehâbeddîn İbşîtî

Vehbi Tülek

ehl-i Yâsîn İsmâil Cebertî

Vehbi Tülek

Evliyânın En Üstünleri Eshâb-ı Kirâmdır

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâya Tevekkül Etmelidir

Vehbi Tülek

Kastamonu Velîlerinden Seyyid Ahmed Hicâbî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Derdi Olan Neylesin?

Derdi Olan Neylesin?

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethettiğinde bir süre orada kalır. İdareyi eline alıp kendi hâkimiyetini yerleştirmek için bu elzemdir. Bu sırada bir çadırda kalıyor. Çadırı süpürüp temizleyen, yemeği yapan Mısırlı bir cariye vardır ki, Yavuz Selim Han sabah çıkınca, cariye geliyor, akşama kadar çadırı temizleyip yemekleri hazırlayıp gidiyor, akşam olunca da Yavuz Selim Han çadırına dönüyor. Cariye nasıl olduysa bir kaç defa Yavuz Sultan Selim Hanı görür ve Ona âşık olur. Lâkin ümitsiz bir aşk. Zira bir tarafta koskoca Cihan Padişahı Halife-i Rûy-i Zemin, diğer tarafta basit bir cariye... Fakat cariyenin aşkı dayanılmaz seviyeye ulaşıp da kalbine sığmaz hale gelince, ne yapacağını bilemez halde Halifeye açılmaya karar verir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Bizi Hatirlayin!

Ölüyü Diriltemem

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Keramete İnanmayan Âlim

Abdullah El-acemî

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek