Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.535.614

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Mümin, Kimsenin Ayıbını Ifşâ Etmemelidir

Tosyalı Mustafa Çelebi Osmanlı âlimlerindendir. 1491 (H. 895) senesinde Tosya'da doğdu. 1567 (H.975) yılında İstanbul'da vefât etti. Mustafa Çelebi ilk medrese tahsîlini memleketinde gördükten sonra İstanbul'a gelip, Sahn-ı Semân medreselerinde dânişmendliğe kadar yükseldi. Çok kitap yazdı. Mevâhibü'l-Hallâk fî Merâtibi'l-Ahlâk isimli eserinde şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz Sultan Selim Ve İbrahim Gülşeni

Memlûklerin Safevileri desteklemesi yüzünden Osmanlılarla arası açılmıştı. Sultan Gavri, İbrâhim Gülşeni hazrelerinin karşı çıkmasına rağmen, devlet adamlarının ısrarı üzerine, Yavuz Sultan Selim üzerine yürüdü. Ancak yapılan savaşta hayâtını kaybetti. Onun yerine tahta çıkan Tomanbay, İbrâhim Gülşeni'ye gelip duâ istirhâm eyledi. Şeyh dedi ki: "Siz duâya kâbiliyet ve istidâd hâsıl eyleyin ki duâ size ulaşsın. Sultanların duâya istidâdı adâlettir. Ol dahi Allahü teâlânın kitâbı ile hüküm vermektir. Her kim Allahü teâlânın emri üzere hüküm etmez ise zâlim dir. Sultanım! Eğer makâm-ı selâmette olmak istersen, Selim'e tâbi olasın." Bu nasihatlere rağmen Tomanbay Ridâniye'de Yavuz'un karşısına çıktı. Bozguna uğradı, sonra yakalanarak idâm edildi.

Vehbi Tülek

Müslümana Dünyada Rahat Yok

Vehbi Tülek

Birakma Bizi Baba

Vehbi Tülek

Bu Ecel Teridir

Vehbi Tülek

Sultan II. Abdülhamid Hân'ın, son gününde, hayatında hiç bir sabah terk etmediği banyo ve duşa girmesi hastalığını ağırlaştırmıştı. Son gününü Müşfika Dördüncü Kadı-Efendi şöyle anlatıyor: "O gün sabah banyosunu yaptı. Ben çamaşırlarını giydirdim Fakat baktım ki sırtı durmadan terliyor. " Aman Efendiciğim, çok terliyorsunuz," dedim. "Kadın-Efendi, bu, ecel teridir," cevabını verdi.Elbisesini giydi. Kahvesini verdik. Hamamdan sonra kahve içmek itiyâdında idi. Yarım bardak sütlü maden suyu da içti.Oturduğu yerde iki rek'at namaz kıldı. Bundan sonra ağırlaşmaya başladı."Abdülhamid Hân hazretleri, 1 Kasım 1912'den vefât günü olan 10 Şubat'a kadar 5 yıl, 3 ay, 9 gün Beylerbeyi sarayında kalmıştır. Burada en küçük oğlu Şehzâde Mehmed Âbid Efendi ve en sevgili zevcesi Müşfika 4. Kadın-efendi ile yaşamıştır. Tahttan indirildikten 8 yıl, 9 ay, 13 gün sonra 75 yaşını 4 ay, 19 gün geçe burada dâr-ı bekâya irtihâl etmişlerdir.S. Abdülhamid Hân'ın vefât yılı, aynı zamanda, Birinci Dünya Savaşı fâciasının da son yılıdır.

Akşemseddin Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Elçiye Zeval Yok

Vehbi Tülek

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

69 - Hasan Can'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Babiali Baskini

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İçtiğin Bardaktan Onlara Da Içir

Ahmed Nâmıkî Câmî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Asıl ismi Ahmed bin Ali’dir. Horasan'ın Nâmık köyünde 1049 (H.441) senesinde doğdu. Sonradan Câm kasabasına yerleşti. Bu yüzden "Nâmıkî" ve "Câmî" nisbeleri ile tanındı. 1142 (H.536) senesinde vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Edepli Olanlar Feyiz Alırlar

Vehbi Tülek

Abdullah Niyâzi Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Aslen İranlıdır. Önce kendi memleketinde ilim tahsil etti. İran'dan İstanbul'a geldi. Yavuz Sultan Selim Hân zamanında ona vazife verildi. 936 (m. 1530) senesinde vefat etti. Buyurdu ki:

Necmeddîn İsfehânî

Vehbi Tülek

Sabırla Kavuşulan Nimet...

Vehbi Tülek

Ahmed Yekdest Cüryâni hazretleri, Muhammed Ma'sûm hazretlerinin yetiştirdiği yedi bin mürşid-i kâmilden biridir. Doğum târihi bilinmemektedir. 1707'de Mekke'de vefât etti...

Kur’ân-ı Kerim Okumak Çok Büyük Bir Nimettir

Vehbi Tülek

İnanmakta Azlık Çokluk Olmaz

Vehbi Tülek

Feyz-i Ilâhîye Kavuşanlar

Vehbi Tülek

Vakit Zâyi Olursa Elde Etmek Imkânsızdır

Vehbi Tülek

İmanın Gitmesine Sebep Olan Şeyler!

Vehbi Tülek

Ali Semerkandî Ve Çekirge Suyu

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Alabilirsen Al

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

SelÂmetle Gidip Gel

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek