Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.618.293

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünya Ve Ahirette Iyilik, Sabır Ile Ele Geçer.

Ebû Muhammed el-Havvas hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. Bağdâd’da yaşadı. 253 (m. 867) senesinde doğdu. 348 (m. 959)’de vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin talebelerinin en eskilerinden ve en büyüklerindendir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz Sultan Selim Ve Halimi Çelebi

Yavuz Sultan Selim Han pâdişâh olmadan önce, Trabzon'da vâliyken Halimi Çelebi'yi kendine hoca edinip, talebe oldu ve ondan feyz aldı. Gece-gündüz onun huzûrundan ayrılmaz dı ve devamlı sohbetinde bulunurdu. Abdülhalim Efendiye pekçok iltifât ve ihsânlarda bulundu. Allahü teâlânın inâyet ve ihsâniyle Osmanlı tahtına geçip pâdişâh olunca, onu yine yanından ayırmadı. Devamlı birlikte olmak ister ve kendisiyle ilmi sohbetlerde bulunurdu. Halimi Çelebi, Yavuz Sultan Selim Han ile birlikte Mısır Seferine katıldı.Nakledilir ki: Yavuz Sultan Selim Han zamânında, Molla Şemseddin diye bir saray hocası vardı. Teheccüd namazını kılan, iyi huylu bir zâttı. Yazması çok süratliydi ki, on günde bir mushaf-ı şerifi yazıp bitirirdi. Yavuz Sultan Selim Han, Mısır feth olununca, hocası, Halimi Efendiye buyurdu ki: "Şemseddin bize Tarih-i Vassâf yazsın." Halimi Çelebi, pâdişâhın emrini Şemseddin Efendiye bildirdikten sonra, Şemseddin Efendi yirmi beş gün mühlet alıp, Halimi Çelebi'nin evinde yazmaya başladı. Ancak Halimi Çelebi'yi ziyârete gelenlerden bâzıları Molla Şemseddin'le tanış olduklarından onun hücresine de uğrarlar ve çalışmasına mâni olurlardı. Bunun için odasının kapısını kilitleyip ve üstten kapının sürgüsünü çekip hızla yazmayı sürdürdüğü sırada âniden yanında bir kimseyi oturur halde gördü. Korkup heyecanlandı.

Vehbi Tülek

Ben Kendi İşimi Yapayim

Vehbi Tülek

Sadrazam Pîrî Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid Ve İhtiyar Kadin

Vehbi Tülek

Sultan Yıldırım Bâyezid Han, Niğbolu zaferinden sonra kazanılan ganimetler ile müslümanların ibâdet etmeleri için, Bursa'nın güzide bir yerinde câmi yaptırmak istedi. Bu durumdan vezirini de haberdar etti. Bugünkü Ulu Câminin yeri uygun görüldü ve arsa sâhip leri ne mülklerinin bedelleri verildi. Herkes gönül rızâsıyla arsalarını verdiler. Fakat câminin inşâ edileceği yerde bir ihtiyar kadıncağızın evi vardı. Bu hanım; "Ben evimi satmam." diye inâd etti. Ona; "Bize bu ev mutlaka lâzım." denildi ise de, hiçbir kimsenin, sözünü dinlemedi. Sultan Yıldırım Bâyezid Han da o kadının yanına gidip, durumu anlattı. Fakat, kadını fikrinden döndüremedi. Sonra Sultan, divânı toplayarak bu husûsu görüştü.

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Vehbi Tülek

Çaldiran MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Kayiğa Karşi Araba

Vehbi Tülek

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

Vehbi Tülek

Bu Ecel Teridir

Vehbi Tülek

Topal Koyun

Vehbi Tülek

77 - Kristof Kolomb Osmanli Casusu Muydu?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Son Nefes Endişesi Ile Hep Ağlayan Zat

Ebü'l-Hasan Ali Bekkâ hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1174 (H.570) senesinde Kudüs’te doğdu. 1271 (H.670)de orada vefât etti. Bekkâ "çok ağlayan" demektir. Ali Bekkâ hazretlerinin çok ağlamasının ve "Bekkâ" çok ağlayan lakabının verilme sebebi şöyle anlatılır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebü’l-hasen Atıyye El-avfî

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen Atıyye el-Avfi hazretleri Kûfe'de yaşamış olan Tabiin'in büyüklerinden olup tefsir ve hadis âlimi idi. Doğduğu zaman Hazret-i Ali "radıyallahü anh", "Bu Al­lah'ın bir atıyyesidir" diyerek adını Atıyye koydu. Ebû Said el-Hudri, Ebû Hüreyre, Abdullah İbn-i Abbas gibi sahâbilerden hadis tahsil etti. 111 (m. 729)'da vefat etti. Şöyle nakletti:

İlim Kaledir, Cehâlet Ise Meçhûldür!

Vehbi Tülek

Salih Arkadaşlarla Yola Çıkmalı

Vehbi Tülek

Şemseddin Muhammed Kayâti hazretleri fıkıh, usûl ve hadis âlimlerindendir. 785 (m. 1383)'de Mısır'da Kayât'ta doğdu. 850 (m. 1446)'da Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde talebelerine şöyle buyurdu:

Şah İsmâil’in Zulmünden Osmanlıya Sığınan Zat

Vehbi Tülek

Resûlullahı Canından Çok Sevmedikçe

Vehbi Tülek

Sabredenlere Mükâfatları Hesapsız Verilecektir

Vehbi Tülek

Vekî’ Bin Cerrâh

Vehbi Tülek

Bir Ibâdete Başlarken Niyet Etmek Lazımdır.

Vehbi Tülek

İlimden Iman Ve Tâat Doğar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Üç Kandil

Bunlar Şarapti

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Abdullah El-acemî

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek