Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.934.093

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlim Sâhiplerinin Kıymeti Allah Katında Yüksektir!

Ziyâüddîn Ahıskavî Efendi Osmanlı âlim ve velîlerinden olup 1733 (H. 1146) senesinde şimdi Gürcistan'da olan Ahıska’da dünyâya geldi. Babasının vefâtından sonra Kars'a, Erzurum'a, sonra Diyarbakır'a gitti. Oradaki âlimlerden, çeşitli ilimlerini okuyup icâzet aldı. Sonra Mısır'a giden Ziyâüddîn Efendi tahsîlini tamamladıktan sonra, İstanbul'a geldi. Bir taraftan ilim öğretmeye, bir taraftan da kıymetli ve faydalı eserler telif etmeye başladı. 1813 (H. 1228) senesinde Üsküdar'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Benim Gözüm Göreceklerini Gördü

18 Mart 1915 günü. İngiliz donanması en büyük savaş gemileriyle Çanakkale boğazını geçmek için zorluyor, yoğun topçu ateşi ile boğazın iki tarafındaki Osmanlı tabyalarını hallaç pamuğu gibi atıyordu.O gün Boğaz tabyaları arasında en çok iş gören ve en çok hasara uğrayan Rumeli Mecidiyesi Bataryası oldu. Sabahtan beri muharebenin en şiddetli anlarında dahi iki sahil arasında gidip gelmekten çekinmemiş olan Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa, tabyanın feci durumunu haber aldığı zaman yine motora atlayıp Çimenlik İskelesi'nden karşı sahile hareket etti. Cephaneliği berhava olan tabyanın durumu hazindi.

Vehbi Tülek

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Vehbi Tülek

Çelebi Mehmed Ve Molla Ali

Vehbi Tülek

Yıldırım Bâyezid'in Ankara Savaşı mağlubiyetinden sonra, Amasya'da bulunan Şehzâde Çelebi Mehmed, bir gün Molla Ali'yi huzûruna dâvet edip dedi ki: "Yâ Molla Ali! Meydana gelen hâdiseden ibret aldın mı? Babam Yıldırım Bâyezid'in başına gelen musibet ve belâların sebeplerini düşünebiliyor musun? Görüyorsun ki, herbirimiz bir yere ayrıldık. Kardeşim Mûsâ Çelebi, Îsâ Çelebi'nin üzerine yürüdü ve Bursa'da tahta oturdu. Kardeşim Süleymân Çelebi ise Edirne'de tahta oturdu. Düşman bizden korkarken, şimdi biz âleme maskara olduk. Özellikle Edirne'de oturan kardeşim Süleymân Çelebi'nin fitne ve fesâdından korkulur. Din ve devlete taşıdığım iyi niyet ve gayret, bu olaylar karşısında beni daha da hassas kıldı. Gel seninle tac ve taht düşüncesini terk ederek hacca gidelim!"

Osmanoğullarinin Âkibeti Ne Olacak?

Vehbi Tülek

Ezan Okuyana Ağaç

Vehbi Tülek

Vatikan’da Bir Osmanli Şehzadesi

Vehbi Tülek

Önce Küfrettiler Sonra Alkişladilar

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Hazar Kanali Projesi

Vehbi Tülek

Donanma Sefer Çikarken

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İlim Amelden, Îmân Ise Ilimden Öncedir

Cüneyd-i Geylâni, Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin hocalarından olup, 451 (m. 1059)'da İran'da Geylân'da doğdu. 546 (m. 1151)'de Bağdad'da vefât etti. Cenâze namazını Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri kıldırdı. İlim ve fazileti hakkında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zâkirzâde Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Büyük velilerden Zâkirzâde Abdullah Efendi'nin doğum târihi ve yeri bilinmemektedir. 1657 (H.1068) senesinde İstanbul'da vefât etti. Kabri Üsküdar'daki Miskinler Kabristanındadır...

Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Namazın Hakkını Vererek Kılmak

Vehbi Tülek

Abdülganî Meydani

Vehbi Tülek

Abdülgani Meydani hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 1222 (m. 1807)'de Şam'ın Meydan semtinde doğdu. Büyük âlim Muhammed Emin İbn-i Âbidin hazretlerinin talebesidir. İlk tahsilinden sonra onun derslerine devam ederek fıkıhta ve tasavvufta yetişip Nakşibendi-Hâlidi yolunda kemale erdi. 1298 (m. 1881)'de Şam'da vefat etti. Şöyle anlatır:

Bütün Dostların Mezar Kapısından Dönerler

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Tevazu Edenleri Sever

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Bu âlemi Insanoğluyla Süsledi

Vehbi Tülek

İzin Verilen Hayvanı Avlamak Caizdir

Vehbi Tülek

Takıyyüddîn Cerâ'î

Vehbi Tülek

Kaza Ve Kader Bilgisini Herkes Anlayamaz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Hâce Ali Şirgâhi, Şâh Şücâ Kirmâni'nin türbesinin yanında fakirleri davet eder, yemek verirdi. Böyle bir gün; "Yâ Rabbi! Bir misâfir gönder!" dedi. Âniden bir köpek geldi. Hâce Ali köpeği kovaladı. Köpek kaçtı. Sonra Şâh'ın kabrinden bir ses geldi:
"Misâfir istiyordun. Gönderdik, kovdun." dedi. Derhal kalktı, dışarı koştu. Köpeği aradı bulamadı. Şehrin dışına gitti. Köpeği orada bir ağacın altında yatıyor halde buldu. Yemeği onun önüne koydu. Köpek yemeğe dönüp bakmadı. Hâce Ali utandı ve istigfâra başladı. Tövbe etti. Köpek dile gelip;
"Ey Hâce Ali, şimdi iyi ettin. Misâfir çağırıp kovmak ne demektir. Dikkatli ol! Eğer Şâh Şücâ orada olmasaydı, göreceğini görmüştün, bütün haller senden alınırdı." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

SelÂmetle Gidip Gel

Namazini Ben Kildirayim

Hakikati Görmek

Evliyalar Ölmez İmiş

Pişman Oldular!

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek