Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.803.832

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

On Şey Kötülüklerin Anası Durumundadır

Geredeli Abdülganî Efendi Osmanlı âlimlerinden ve Nakşibendî şeyhlerindendir. Aslen Bolu'nun Gerede kasabasındandır. İstanbul’da devrin meşhur âlimlerinden ders alarak yetişti. Bursa ve İstanbul'da yüksek dereceli medreselerde ders verdi. İstanbul, Mısır ve Şam kâdılıkları yaptı. Bir süre Anadolu kazaskerliğini yürüttü. 1586 yılında Mısır'dan dönerken Bursa'da rahatsızlanıp vefât etti. Çok kitap yazdı. Hâşiye alâ Tefsîr-i Beydâvî isimli eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Veren De Allahü TeÂlÂdir, Alan Da

Osmanlı pâdişâhı Sultan Selim Han Mısır'ı zaptettiği zaman, Cumâ namazını Ezher Câmiindekıldı. Cumâ namazını kıldıran hatib için yüz altın bağışladı. Bunu önceden öğrenen hatib, ogün Cumâ namazını kıldırma sırası kendisinde olan diğer hatib arkadaşından izin almıştı.Nöbetini devreden hatib, diğer arkadaşının altınlara kavuştuğunu görünce, söylenmeyebaşladı. O sırada orada bulunan Abdülvehhâb-ı Şa'râni aralarına girip, nöbetini veren hatibe;"Üzülme! Allahü teâlâ bunu sana kısmet etmemiş." dedi. O da; "Rızkımın kesilmesine buarkadaşım sebeb olduğu için kızıyorum." dedi. Abdülvehhâb hazretleri de; "O sebeb oldugörünüyorsa da, aslında sebeb o değildir. Arkadaşın ilâhi kudretin bir âletidir. Âleti kimhareket ettiriyorsa, hüküm onundur. Yoksa âletin değildir. Senin böyle söylemen, sopa iledövülüp de, sopayı vurana değil sopaya kızan adamın hâline benziyor. Hani sen her Cumâhutbelerinde; "Vallahi veren de Allahü teâlâdır, alan da. Yükselten de Allahü teâlâdır,alçaltan da..." demez miydin? Şimdi niçin bunun tersine göre hareket ediyorsun?" deyince, ohatib; "Üstâdım! Huccet ve isbâtlarınla beni susturdun." diyerek oradan ayrıldı.

Vehbi Tülek

Çariçe Katerina Ve Osmanli Tokadi

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Zor Şehzade

Vehbi Tülek

Şehzade Mehmet (Fatih) çok zekidir, ancak ele avuca sığmaz. Derslerini bellemekte zorlanmaz, ama hiç çalışmaz. Hele ezberle işi olmaz. Çok hocada okur, ama tamamını yıldırır. Zaman zaman öğretmenlerini alaya alır. Hatta bir keresinde hocasını durdurur: -Aman efendim, ne yapıyorsunuz? der.-Anlayamadım?-Mermere basıyorsunuz!-Eee ne var bunda?-Az evvel okuttunuz ya hocam. Meryem Validemiz İsa Aleyhisselam'ı taş üstünde getirmedi mi dünyaya. Öyleyse mermere hürmet gerek.-Ya... Öyleyse çıkar bakayım çorabını.-Niye hocam?-Bilmiyor musun aynı Meryem validemiz. İsa Aleyhisselamın beşiğini de yün ile örttü. Öyleyse örgüye hürmet gerek.

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Prut Harbi

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid’in Mendili

Vehbi Tülek

Mahkemeye Hazirim

Vehbi Tülek

Habib Baba

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi

Vehbi Tülek

Sadrazam Pîrî Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kalbim Gafil Diyerek Duayı Terk Etmemelidir

Muhammed Kerderî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. “İbn-ül-Bezzâz” diye de tanınırdı. Harezm’in Kerder köyünde doğdu. İlim tahsiline memleketinde başladı. Dört sene kadar İbn-i Arabşâh’ın yanında kaldı. Fıkıh ve usûl-i fıkıh ilimlerini ondan tahsil etti. Sonra Kâhire’ye gitti. Daha sonra Bursa’ya giderek Molla Şemseddîn Fenârî ile sohbet etti. 827 (m. 1424) senesinde Mekke’de vefat etti. “Bezzâziyye” adındaki fetva kitabı çok meşhur ve muteberdir. Bu eserinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mirzâ Hüsâmeddîn Ahmed

Vehbi Tülek

Mirzâ Hüsâmeddin Ahmed, Hindistan'da yetişen büyük velilerden. Babası ilimler hazinesi meşhûr Kâdı Nizâmüddin Bedahşi'dir. Doğum yeri ve târihi bilinmemektedir. 1634 (H.1043) senesinde vefât etti. Kabri, Delhi'de Hâce Bâki-billah hazretlerinin türbesinin yanındadır. Hazret-i Hâce Muhammed Bâki-billâh'ın önde gelen talebelerindendir. 1584 senesinde takdir-i ilâhi ile Hindistan sultânının vâlilerinden oldu. Fakat sonra makam ve mevkii münâsebetiyle kalbi sıkılıp, fakirlerin, velilerin sohbetlerini arzu eder oldu. Dâimâ yalnızlığı ve bir köşeye çekilmeyi isterdi... O günlerde Hâce Muhammed Bâki-billah'ın sohbetleriyle şereflenerek kalbinden dünyâ ve makam sevgisini çıkarıp, Bâki-billah hazretlerine talebe oldu. Zenginlik perdesini yırtıp, İbrâhim Edhem gibi eski bir elbise giyerek, vâliliği, zenginliği, makam ve itibârı bıraktı. İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin büyüklüğünü herkesten iyi bilirdi.

Bu Dünyâ, Bizden Evvel Yaşayanların Artığıdır

Vehbi Tülek

Kâdı Alâeddîn Konevî

Vehbi Tülek

Alâeddin Konevi hazretleri, evliyânın büyüklerinden ve fıkıh, kelâm, tefsir, usûl ve edebiyât âlimidir. 1270 (H.668) senesinde Konya'da doğdu. 1328 (H.728)'de Şam'da kâdılık vazifesindeyken vefât etti...
Alâeddin Konevi, talebelerine, Kur'ân-ı kerime tâzim etmek, hürmet göstermek için şu hususlara dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi:

Kâfirler Cennete Hiç Giremeyecek

Vehbi Tülek

Şeyh Selîm El-mesûtî

Vehbi Tülek

Felsefecileri Kerpiçle Susturan Zat!

Vehbi Tülek

çocuklarını Nazlı Yetiştirme!

Vehbi Tülek

Günâhları Küçük Görmekten Daha Zararlı Bir Şey Yoktur!

Vehbi Tülek

İmansız Gitmenin Sebepleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Delik Kova

Abdullah Bin MübÂrek

Sünnet Akçesi

A'meş Ve Hanımı

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Her Şeyi Göze Almıştı!

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek