Bu sayfayı yazdır

Yalan, güzelliğin ayıbı, lekesidir

Ebû Hâdî ibn-i Cevherî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimdir. 1151 (m. 1738)’de Kâhire’de doğdu. 1215 (m. 1801)’de aynı yerde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Yalan söylemek, pek bayağı ve aşağı bir iştir. Dünyâda zilleti gerektiren şeylerin en büyüğüdür. Âhırette ise zelîl ve rüsvây olmayı icap ettiren pek fenâ bir şeydir. Münâfıklığın en büyük alâmetlerindendir. Ahlâkın düşüklüğünü gösteren kuvvetli bir delîldir. Yalancıya hiçbir zaman güvenilmez. Yalancı, konuştuğu zaman doğru konuşmaz. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki: “Münafığın alâmetleri üçtür. Konuştuğunda yalan söyler. Bir vaatte bulunduğu zaman vaadinde durmaz, kendisine bir şey emânet edildiğinde hıyânet eder.”
“Sözün âfeti yalan söylemektir.”
“Hatâların en büyüğü, yalan konuşmaktır.”
Resûlullah Efendimize (sallallahü aleyhi ve sellem); “Mümin korkak olabilir mi?” dediler. “Evet olabilir” buyurdu.“Mümin cimri olabilir mi?” dediler. Yine “Evet olabilir” buyurdu. “Mümin yalan konuşabilir mi?” dediler. Buna; “Hayır” buyurdu.
Hikmet sahibi büyük zâtlar, “Dilsiz olmak, yalan söylemekten iyidir” demişlerdir. Ahnef bin Kays (radıyallahü anh) buyurdu ki: “Akıllı ve şerefli bir mümin yalan söylemez. Gıybet ve hıyânet etmez.”
Hazreti Ömer (radıyallahü anh) buyurdu ki: “Hiçbir kimse, mizah yaparken yalan söylemeyi terk etmedikçe îmânın hakîkatine kavuşamaz.”
Buhterî; “Ne ciddi ne de şaka hâlinde yalan söylemek insana yakışmaz” buyurdu.
Büyüklerden birisi buyurdu ki: “Sultan, yalancı birine bir iş verirse, bu kimsenin zararı sultânın idâresine tesîr eder.”
Lokman Hakim oğluna nasihatinde; “Ey oğul! Kim yalan konuşursa, onun kıymeti gider” buyurdu.
Yezid bin Meysere buyurdu ki: “Ağacın dibine dökülen su, ağacı yeşerttiği gibi, yalan da kötülükleri sulayıp, onların yeşermesine ve büyümesine sebep olur.”
Meymûn bin Mihrân buyurdu ki: “Akıllı kimse, yalancı kimsenin sevgisine aldanmasın. Onun vaadine güvenmesin. Doğru konuştuğu bilinen bir kimsenin yalan söylemesi mümkündür. Fakat yalancılıkla tanınmış birisinden doğru konuşmasını beklemek pek mümkün değildir.”
Yalan, güzelliğin ayıbı, lekesi, noksanı ve iyi ahlâkın âfetidir. Hıyânetin delîlidir. Yalan, çok kötü bir huydur. Doğru sözü az olanın, arkadaşı da az olur.
Hazreti Ali, yalanın serap gibi olduğunu bildirmiş ve ''Yalan ile mürüvvet bir kişide bir araya gelmez'' buyurmuştur.

Toplam Görüntülenme: 77

Yayın tarihi: Cumartesi, 07 Temmuz 2018