Vehbi Tülek - Web Sitesi

Bu sayfayı yazdır

Kalplerinizi tertemiz yapınız

Ali Şüsterî hazretleri Endülüs’teki evliyânın büyüklerindendir. 668 (m. 1269)’da hacdan dönerken Mısır-Dimyât’ta vefât etti. Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki:

“Dünyâyı maksad edinmemeli. Dünyâ, nefsin arzularına yardımcıdır. Dünyâ ve âhiret bir arada olmaz. Dünyâya düşkün olmak, günahların başıdır. Dünyâya düşkün olanlar âhirette zarar görür. Dünyâya düşkün olmamanın ilacı, İslâmiyete uymaktır. Bu zamanda dünyâyı terk etmek çok zordur. Dünyâyı terk lâzımdır. Hakîkaten terk edemeyen, hükmen terk etmelidir ki, âhirette kurtulabilsin. Hükmen terk etmek de büyük nimettir. Bu da, yemekte, içmekte, giyinmekte, meskende, dînin hududundan dışarıya taşmamakla olur.
Dünyâyı terk etmek iki türlüdür; birincisi, mübahların, zarûret miktarından fazlasını terktir. Bu çok iyidir, ikincisi, haramları ve şüphelileri terk edip yalnız mübahları kullanmaktır. Bu zamanda bu da iyidir.”
Hasen-i Basrî’ye bir kimse, “Filanca senin hakkında kötü söylüyor” deyince, “Sen onu nerede gördün?” buyurdu. O da, “Evinde gördüm” deyince, “Orada ne yapıyordun?” diye sordu. O kimse, “Orada misâfirdim” diye cevap verdi. “Misâfirlikte ne yediniz?” O kimse yediklerini söyledi. Bunun üzerine Hasen-i Basrî, “Ey nâmerd! Bu kadar yemeği karnında sakladın da, bir sözü saklayamadın. Doğru söylüyorsan, benim onunla dört işim vardır. 1. Dilimle ondan şikâyet etmem. 2. Kalbimden ona kin tutmam. 3. Dünyâ ile ona mükâfat vermem. 4. Kıyâmette ona hasım olmam, hak talep etmem. Belki onsuz Cennete girmem. Kalk ey fâsık! Getirdiğini geri götür. Çünkü getiren, götürücü olur, yani söz getiren, söz götürücü olur” buyurdu.
“Zikre devam ediniz. Çünkü zikir, vuslat-ı ilâhî için bir mıknatıs, kurb-i ilâhî için sağlam bir iptir. Zikrullâha devam edenler, Allah ile hoştur. Allah ile hoş olan, O'na kavuşmuştur. Zikrin kalbe yerleşmesi sohbetin bereketiyle mümkün olur. Çünkü kişi dostunun yolundadır."
“Kalplerinizi tertemiz yapınız, çünkü kalp temizliği üst baş temizliğinden daha önemlidir. Zaten Allahü teâlâ elbiseye değil, kalplere nazar eder. İstikâmet hudûdunu gözetip Allah’tan başkasını talep ve ihtiyar etmeyin. Tevâzû ve sükûnetle kapıyı çalana kapı açılır. İçeriye kabul edilir. Boynu bükük olarak içeriye giren, izzetle ağırlanır."

Toplam Görüntülenme: 19

Yayın tarihi: Perşembe, 08 Şubat 2018