İyilik de kötülük de Allahın takdiri iledir

Ali bin Abdürrahmân Kâhirî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimidir. 746 (m. 1345)’de Kahire’de doğdu. 842 (m. 1438)’de orada vefât etti. Bir dersinde, Ehl-i sünnet itikadını şöyle anlattı:

Allahü teâlânın bütün sıfatlarının ezelî ve ebedî olduğuna inanmalıdır. İşleri Allahü teâlânın irâde ve takdîri ile bilmeli, kulluk vazîfelerinden el çekmemelidir. Ne kadar iyi olunursa olunsun, Allahü teâlâdan korkmalı, ne kadar günahkâr olunursa olunsun, Allahü teâlâdan ümit kesmemelidir. Bunların yanı sıra şu on şeye inanmak, Ehl-i sünnet olmanın şartlarıdır:
1. Kur’ân-ı kerîmin Allahü teâlânın kelâmı olduğuna inanmalıdır. 2. Kendi imânında şüphe etmemelidir. 3. Resûlullahın (sallallahü aleyhi ve sellem) Eshâbından hiçbirine dil uzatmamalı ve kötülememelidir. Peygamber efendimizden sonra Ebû Bekr-i Sıddîk’i (radıyallahü anh) hak halîfe bilmelidir. Ondan sonra Ömer-ül-Fârûk’u (radıyallahü anh), sonra Osmân-ı Zinnûreyn’i (radıyallahü anh), sonra Ali bin Ebî Tâlib’i (radıyallahü anh) sırası ile hak halîfe bilmelidir. Eshâb-ı kirâmdan hiçbirine düşman olmamalı ve saygısızlıkta bulunmamalıdır. Çünkü onlara düşmanlık edenin îmânlarının gitme tehlikesi vardır. Nitekim Ebû Ali Dekkak buyurdu ki:
“Her insanın üçyüzaltmış damarı vardır. Eğer üçyüzellidokuz damarı Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmına (radıyallahü anhüm) muhabbet, bir tanesi Peygamber efendimizin Eshâbından birine düşmanlık, sevgisizlik üzere bulunsa, ölüm zamanında emir gelir ve canını o bir damardan alırlar. Bunun bozukluğu sebebiyle dünyâdan imansız gider.” Allahü teâlâ bizi bundan korusun. O hâlde Eshâb-ı Kirâma düşman olmaktan çok sakınmak lâzımdır. 4. Müminlerin âhırette Allahü teâlâyı göreceklerine inanmalıdır. 5. Devlet reîsine isyan etmemeli, onun veya tayin ettiği kimsenin arkasında cuma namazı kılmanın hak olduğunu bilmeli ve devlet başkanına duâ etmelidir. 6. Her Müslümanın arkasında namaz kılmalıdır. (Ancak Ehl-i sünnet itikâdında olmayan, haramlardan sakınmayan, bozuk itikâdlı, istincâ ve istibrâya dikkat etmeyen, bunun gibi îmâna, gusle, abdeste âit husûslarda akâid ve fıkıh âlimlerine uymayan birisine, namazda uymak doğru değildir.) 7. Müslümanın cenâze namazının kılınacağını hak bilmelidir. 8. Bir Müslümana günah işlemekle kâfir oldu dememelidir. 9. Mest üzerine meshin dinden olduğunu kabul etmelidir. 10. İyilik ve kötülüğün, Allahü teâlânın takdîri ile olduğuna inanmalıdır...

Toplam Görüntülenme: 30

Yayın tarihi: Salı, 22 Ekim 2019

Bunları okudunuz mu?