Hastalık, teyemmüm etmek için özürdür

Ankaralı Mehmed Emin Efendi 56.  Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1028'de (m. 1619) Ankara'da doğdu. Ankara Müf­tüsü Kırşehirli Mehmed Efendi'nin hiz­metinde bulunarak ondan ilim tahsil etti. Sonra İstanbul’a gelerek müderrislik, kadılık, önce Anadolu, sonra da Rumeli kadıaskerliği yaptı. Nihayet Şey­hülislâmlığa getirildi. 1098'de (m. 1687) vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Hastalık, teyemmüm etmek için özürdür. Hastalık dört çeşittir: Su zarar verir. Hareket etmek zarar verir. Kendisi suyu kullanamaz. Teyemmüm de edemez. Zarar vermek, kendinin çok zannetmesi ile veya Müslüman, âdil ve mütehassıs bir tabîbin haber vermesi ile anlaşılır. Âdil bulunmazsa, fıskı zâhir olmayan tabîbin sözü de kabul edilir.

Kendisi suyu kullanamayan, abdest aldıracak kimse bulamazsa teyemmüm eder. Çocuğu ve hizmetçisi veya hâtır için abdest aldıracak kimsesi varsa, bunlar abdest aldırır. Bunlar yoksa, teyemmüm eder.

Zevc ve zevce birbirlerinin abdest ve namazlarına yardım etmeye mecbur değil iseler de, zevcesinden yardım istemesi lâzımdır.

Şehir, köy hâricinde olup sıcak su bulamayan kimse, soğuk su ile guslederse, hasta olacağından korkunca teyemmüm eder. Şehir içinde de böyle olduğuna fetvâ verildi. Abdest ve gusül azasının yarıdan fazlası yara ise, teyemmüm eder. Yarısı yara ise, sağlam yerleri yıkar. Yaraları mesh eder, yaraya mesh zarar verirse, sargı üzerine mesh eder. Bu da zarar verirse, hiç mesh etmez. Başında hastalık olup, mesh zarar verirse, mesh sâkıt olur.

İki elinin ve iki ayağının yıkaması farz olan yerleri kesik olanın yüzü de yara ise, teyemmüm edemeyeceğinden abdestsiz kılar ve iâde etmez. Yüzü sağlam ise, yüzünü yıkatır. Yardımcısı yoksa, yüzünü toprağa sürer. Sağlam kimsenin bir eli nüzûllü, yaralı, kesik, çolak ise, diğer eli ile abdest alır. İki eli de böyle ise, elini, yüzünü toprağa sürer. Yaranın, çıbanın, kırığın üstüne, bunları tedâvî ve zarardan korumak için zarûrî olarak sarılan sargı veya tahta, merhem, alçı açılıp yara yıkanamaz ve mesh edilemezse, bunların yüzeylerinin ekserîsine ve arada kalan sağlam cilt üzerine mesh edilir. İmkân olursa, bunlar çıkarılıp yara üzerine mesh etmek ve sağlam cildi yıkamak lâzım olur. Bunların abdestli olarak sarılması ve belli müddeti yoktur. Sağlam ayağı yıkayıp diğerindeki sargıya mesh câizdir. Yara iyi olmadan, üzerindeki şey düşerse, abdest bozulmaz.

Toplam Görüntülenme: 106

Yayın tarihi: Perşembe, 19 Nisan 2018

Bunları okudunuz mu?