İtikatta mezhep"in iki imamı

Birnâz İbn-i Karahoca hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Tunus’ta ikâmet eden Türk ailesindendir. 1074 (m. 1663)’de doğdu. 1138 (m. 1725)’de orada vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

(Bid'at îtikadı), yanlış, bozuk inanmaktır. Müslümanların çoğu, bu kötü hastalığa yakalanmışlardır. His organları ile anlaşılamayan, hesap ile ulaşılamayan şeylerde akıl yürütmek ve aklın yanıldığı şeylere inanmak, insanı bu hastalığa sürükler. Her Müslümanın "îtikatta mezhep"in iki imamından birine, yâni (Mâtürîdî) ve (Eş'arî) mezheplerine tâbi olması lâzımdır. Bu iki imamı taklîd etmek, insanı bu hastalıktan kurtarır. Çünkü, (Ehl-i sünnet) âlimleri, aklın ermediği bilgilerde, yalnız Kur'an-ı kerime ve hadis-i şeriflere uymuşlar, akıllarını yalnız bu ikisinin manalarını arayıp bulmakta ve anlamakta kullanmışlardır. Bu manaları, Eshâb-ı kirâmdan, Onlar da, Resûlullahtan “sallallahü aleyhi ve sellem” öğrenmişler ve öğrendiklerini kitaplarına yazmışlardır.
Kur'an-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde açıkça bildirilmiş olan bir şeye inanmayan veya şüphe eden (Kâfir) olur. Açık olarak bildirilmemiş, şüpheli olan emirlere yanlış mana vermek (Bid'at) olur. Fakat yanlış anladığına inanan, bid'at sahibi olur. Böyle şey olmaz, aklım kabul etmez derse, kâfir olur. Bir harama mübah diyen kimse, bir âyete veya hadis-i şerife dayanarak söylüyorsa, kâfir olmaz, bid'at sahibi olur.
Ebû Bekr ile Ömer’in (radıyallahü anhüma) hilâfete seçilmeleri haklı değildi demek bid'attir. Hilâfete hakları yok idi demek küfürdür. Hanefî mezhebinin âlimleri, îtikatta, Ebû Mansûr Mâtürîdî hazretlerine tâbi olmuşlardır. Çünkü Ebû Mansûr hazretleri, usûl ve fürûda, İmam-ı Azam Ebû Hanîfe'nin mezhebindedir. Usûl, îtikat demektir. Fürû, ahkâm-ı şer'ıyye demektir. Mâlikî, Şâf'î ve Hanbelî mezheplerinin âlimleri, îtikatta, Ebül-Hasen Eş'arî hazretlerine tâbi olmuşlardır. Ebül-Hasen Eş'arî hazretleri, Şâfi'î mezhebinde idi. Şâfi'î âlimlerinden Ebül-Hasen Ali Sübkî'nin oğlu Abdülvehhâb Tâc-üddîn-i Sübkî diyor ki: 
Hanefî âlimlerinin kitaplarını inceledim, onüç meselede, Şâfiî îtikadından ayrıldıklarını gördüm. Fakat bu ayrılıkları, kendilerini doğru yoldan çıkarmamaktadır. Esasta ayrılıkları yoktur. Her ikisi de, hak yoldadır. Ehl-i sünnet âlimleri, Mâtürîdî ve Eş'arî mezhepleri arasındaki en küçük farkları da hesaba katarak, hepsinin yetmişüç adet olduğunu bildirmiştir.

Toplam Görüntülenme: 223

Yayın tarihi: Perşembe, 08 Haziran 2017

Bunları okudunuz mu?