Dünya âhiret için bir vâsıtadır

Ahmed Sücâî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimidir. Mısır’ın Sücâiyye beldesinde doğdu. Abdurrahmân Cebertî’den meşhur Hidâye kitabını ve bu kitaba Kâdı-zâde’nin yaptığı şerhi ve daha başka eserleri okudu. Asrının önde gelen âlimlerinden idi. 1197 (m. 1783)’de Kâhire’de vefât etti. Ed-Dürer fî i’râb-i evâil-is-süver isimli eserinde buyurdu ki:

Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen; “Dünyâ hayatı, elbette la’b (oyun) ve lehv (eğlence) ve zînet (süslenmek) ve tefâhur (Övünmek) ve malı, evlâdı çoğaltma yarışından ibârettir” buyuruyor. (Hadîd-20) Dünyânın oyununa, süsüne ve ondaki, övünmeye dalmak, insanı sâlih amelleri ve Allahü teâlânın beğendiği işleri yapmaktan alıkoyar. Allahü teâlânın rızâsına uygun işleri yapmayan kimse ise, Allahü teâlânın gazabına ve azabına sebep olan işleri yapar. Dünyanın süsünü, oyun ve eğlencesini terk eden, kendisini bu işlerle meşgul etmeyen, dünyayı ve onun süsünü, Allahü teâlânın beyan buyurduğu şekilde gören kimse, dünyaya karşı zühd sahibi olur. (Dünyâyı gaye edinmez, dünyâda Allahü teâlânın yasak ettiği şeylere rağbet etmez, onlardan çok sakınır. Dünyayı sâdece âhireti kazanmak için bir vâsıta görür.) 
Eğer insan böyle yaparsa, onun için Allahü teâlânın katında af ve O’nun rızası vardır. İslamiyette zemmedilen dünya, Allahü teâlânın sevgisinden uzaklaştıran şeylerdir. Dünya sevgisi, insanın Allahü teâlânın yasakladığı işleri yapmasına vesile olur. Dünya sevgisi, insanı dünyada kendisine yetecek miktardan daha fazlasını elde etmeye teşvik eder. Halbuki dünyâda kendisine yetecek miktar ile kanâat eden (Allahü teâlâya kulluk vazîfesiyle meşgul olan, dünyada yaptığı iyi ameller ile âhireti kazanacağına kâmil bir şekilde inanan) kimse, dünyanın fitnesinden ve aldatmasından emin olur.
Dünyada yetecek miktar ile doymayan, ona gönül bağlayan kimse, uzun emellere ve bitmeyen çalışmalara girer. Halbuki bunun sonu yoktur. Bu meşguliyetler içerisinde ömür tükenir ve insan bunun farkına bile varmaz. Allahü teâlânın rızâsına uygun işler yapmaya fırsat bile bulamaz. Neticede pişman olur ama iş işten geçmiş olur. Fakat insan kendisinin ve çoluk çocuğunun rızkını kazanmak için çalışırsa, onun çalışması, bu dünyayı sevmek ve dünyanın aldatması değildir. Zîrâ onun çoluk çocuğunun rızkını helalden kazanması için çalışması farzdır.

Toplam Görüntülenme: 91

Yayın tarihi: Perşembe, 13 Nisan 2017

Bunları okudunuz mu?