Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.170.424

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Duânın Belâyı Defetmesi, Kaza Ve Kaderdendir

Karahisârlı Kara Hoca Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Asıl ismi Ali'dir. Afyonkarahisar’da doğdu. 1397 (H.800)'de İznik'te vefât etti. İlk tahsîlini memleketi olan Karahisar'da yaptı. Hadîs-i şerîf, tefsîr ve fıkıh ilimlerinde yükseldi. Cemâleddîn Aksarâyî'den tasavvuf marifetlerini öğrendi. Tahsilini tamamlayıp, memleketine döndü. Osmanlı Sultanı Orhan Gâzi tarafından kendisine İznik'teki bir câmide hatîblik vazifesi verildi. Daha sonra İznik Medresesi Müderrisi oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

26 - Şehitler Hakki İçin

Girit savaşları yirmi yıldan beri sürüp gidiyordu. Osmanlı devletinin duraklama devrin de, Venedik hakimiyetindeki bu adaya, anlamsız bir sefer düzenlenmiş ve çok pahalıya mal olmuştu. On binlerce Türk evladının hayatına mal olan bu savaşlar, Kandiye kalesinde düğüm lenip kalmıştı. Bu, gayet müstahkem ve denizde de yardım alabilen kaleyi düşürebilirsek, savaşlar fiilen sona erecek, bu suretle adanın fethi tamamlanmış olacaktı. Fakat Osmanlı orduları Avusturya savaşları ile meşgul oldukları için Girit'e yardım yapılamıyor, asker ve cephane gönderilemiyordu.

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Rüyasi

Vehbi Tülek

Osmanoğlunun Ölüsünden Böyle Kaçarsin

Vehbi Tülek

Karamanoğlu 2. Mehmed Bey, Osmanlı Hükümdarı Çelebi Mehmed Han ile akraba olmasına rağmen, onunla sürekli savaşırdı. Bir defasında Osmanlı askeri Rumeli'de seferdeyken, 1413 senesinde Bursa'yı kuşatmış, fakat kaleyi savunan Hacı İvaz Paşa'yı teslime mecbur edememişti. Bunun üzerine kendi öz dayısı olan ve bütün dünya Müslümanlarının kahraman sıfatıyla tanıdıkları Yıldırım Bayezid Han'ın kabrini yakmak gibi akıl almaz bir harekette bulundu.

Ağustos ayında, Edirne'de vefat etmiş olan Musa Çelebi'nin cenazesinin Bursa'ya getirilmekte olduğu haberini alınca, Bursa kuşatmasını bırakarak geri çekilme emrini verdi. Bu emri gururuna yediremeyen "Harman Danası" lakaplı bir subayın Karamanoğluna sorduğu şu soru, onun idamına sebep olmuştu:"Sultanım, sen Osmanoğlu'nun ölüsünden böyle kaçarsın, eğre dirisi gelseydi halin nice olurdu!"

Molla Arab Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Osmanoğlunun Ölüsünden Böyle Kaçarsin

Vehbi Tülek

Ancak İstanbul Kadisi Olursun

Vehbi Tülek

Yenişehirli Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Demirbaş Hasan

Vehbi Tülek

12 - Şani Büyük Osman Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Meşrebzâde Arif Efendi

Meşrebzâde Arif Efendi "rahmetullahi aleyh" 144. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1791'de İstanbul'da doğdu. Zamanın büyük âlimlerinden ders okudu. İs­tanbul Kadılığı, Anadolu ve Rumeli Kazaskerliği... 1854'te Şeyhülislam­lık makamına getirildi. 1858'de vefat etti. Vefatından evvel oğluna şu vasiyeti yaptı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bildiği Ile Amel Etmeyen Câhil Demektir

Vehbi Tülek

Şeyh Dâvûd-i Halveti hazretleri Osmanlılar zamânındaki evliyânın büyüklerindendir. Bolu- Mudurnu'da doğdu. Halveti şeyhlerinden Seyyid Yahyâ-i Şirvâni'nin yüksek talebelerinden Şeyh Habib'in sohbetlerine devâm edip, tasavvufun yüksek mârifetlerine kavuştu. 1507 (H. 913) senesinde Mudurnu'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Kadın Velîlerden... Fâtıma-i Nişâbûriyye

Vehbi Tülek

Keşanlı Süleymân Zâtî Efendi

Vehbi Tülek

Keşanlı Süleymân Zâti Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Bursalı İsmâil Hakkı hazretlerinin talebelerindendir. Akli ve nakli ilimleri tahsil ettikten sonra Gelibolu'ya gönderildi. 1738 (H. 1151) senesinde Keşan'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

İbn-i Semmâk

Vehbi Tülek

Duâ Ve Istiğfarı Üçer Defa Yapmalı

Vehbi Tülek

Nefsinin Peşine Düşenin Başına Çok Belâlar Gelir!

Vehbi Tülek

Fudayl Bin Iyâd

Vehbi Tülek

Eshâbımın Hiçbirine Dil Uzatmayınız

Vehbi Tülek

Hoş Geldin Ey Ölüm Hoş Geldin

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Bereketi Var Mı?

İftiranin Neticesi

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek