Anasayfa arrow Meşhurların Son Sözleri arrow Ali Efe ile Küçük Efe

RSS YayInI

Sitemizdeki güncellemeleri RSS yayınımıza abone olarak takip edebilirsiniz.

İstatİstİkler

Ziyaretçiler: 1985111

Kİmler Sİtede

Şu anda 16 misafir bağlı
Ali Efe ile Küçük Efe Yazdır E-posta
Cuma, 22 Ocak 2010
Anadolu insanının yokluk ve çaresizlik içinde bitab düştüğü Kurtuluş Savaşı yılları... Ege’nin efe ve kızanları son bir gayretle ayağa kalkmış, kümeler halinde silahlanıp dağa çıkmışlardı... Yunan işgali altındaki Manisa ve Kırkağaç köylerinden dağa çıkanlar arasında yiğitliğiyle gönüllere taht kurmuş, namıyla dillere destan bir Ali Efe vardı...
“BENİ DE YANINA AL BABACIĞIM”
Ali Efe bir gün çizmelerini çekip kalpağını başına geçirmiş, mavzerini alarak ailesiyle vedalaşmış, kızanları (delikanlı) ile buluşacağı yere doğru yola çıkmıştı... 
Gideceği yeri kendisi ve kızanları dışında kimse bilmiyordu. Tam ayağını atının üzengisine basarken oğlu Mehmet, yaşlı gözleri ve titrek sesiyle; 
-Ne olur babacığım, beni de yanına al! Bak artık büyüdüm. Gideceğin yerde ben de bir işine yararım, seni mahcup etmem, diye yalvarmaya başladı. 
Babası onun yalvarmalarına dayanamayarak yanına aldı.
Mehmet yola çıktıktan sonra iki dağın etekleri arasındaki yolda bir toz bulutu belirdi. Bunun atlı bir birlik olduğu fark ediliyordu. Toz bulutu dağılınca Mehmet gelen askerlerden birinin mavili-beyazlı bir bayrak tuttuğunu gördü. Ne olduğunu anlamadan bir kurşun vızıltısı işitti, başının üzerinden geçmişti. İkincisi göğsüne isabet etti. Mehmet’in gözü karardı, başı döndü ve kendinden geçti. 
Atı, sırtına yığılmış binicisini Ali Efe’nin karargâhına getirdiğinde akşam yaklaşıyordu. Bulutları al renge boyayan güneş alçalmış, batmaya hazırlanıyordu. 

“NE MUTLU SANA!..”
Ali Efe ve kızanları atın yaralı Mehmet’i taşıdığını görünce ona doğru koştular. Küçük Efe’yi yavaşça ve dikkatle indirip yere yatırdılar. Mehmet gözlerini aralayarak gittikçe zayıflayan sesiyle:
-Anama söyleyin benim için ağlamasın... Vatanım için küçücük bir hizmette bulunabildiysem ne mutlu bana... Beni köyüme defnedin... diyerek son nefesini verdi.
Ali Efe oğlunu kucaklayarak göğsüne bastırdı ve şöyle dedi: 
-Biricik oğlum, yiğit Mehmet’im. Bu küçücük yaşında şehitlik sana nasip oldu, ne mutlu sana.
Ali Efe, kızanlarıyla birlikte oğlunun cenazesini köyüne götürerek defnetti...
 
< Önceki   Sonraki >
© 2012 Vehbi Tülek