Anasayfa arrow Meşhurların Son Sözleri arrow Kâdı Burhâneddîn Ahmed Bey

RSS YayInI

Sitemizdeki güncellemeleri RSS yayınımıza abone olarak takip edebilirsiniz.

İstatİstİkler

Ziyaretçiler: 1057152

Kİmler Sİtede

Şu anda 10 misafir bağlı
Kâdı Burhâneddîn Ahmed Bey Yazdır E-posta
Çarşamba, 25 Şubat 2009
Kâdı Burhâneddîn Ahmed, 745 (m. 1344) senesinde Kayseri’de doğdu, iyi bir tahsîl ve güzel bir terbiye gördü. Kâdılık, vezirlik, atabeklik ve sultanlık yaptı. 800 (m. 1398) senesinde vefât edip Sivas’ta defnedildi... SİVAS’TA İDAREYİ ELE ALDI
Bu mübarek zat, fıkıh, usûl, hadîs, tefsîr, ferâiz, astronomi ve tıb ilimlerini tahsîl etti. Dört mezhebin fıkıh bilgilerinde ilim sâhibi oldu. Kayseri hükümdârı Eretnaoğlu Gıyâseddîn Mehmed Bey tarafından babasının yerine Kayseri kadısı tayin edildi. Bu sıralarda Moğollar Anadolu’yu işgal etmiş, Selçuklu idaresi hemen hemen bitmişti. Çeşitli bölgelerde Moğol otoritesine karşı bağımsız beylikler kuruluyordu. Kâdı Burhâneddîn, ileri gelen kimselerin teşkil ettiği bir meclis tarafından Sivas’ta, nâib olarak idâreyi ele aldı. Her tarafa haberler ve mektûplar gönderip iktidarını ilan etti. Adına para bastırıp hutbe okuttu.
Kâdı Burhâneddîn, on sekiz yıl süren hükümdârlığında; Amasya Emîrliği, Erzincan Emîrliği, Candaroğulları Beyliği, Karamanoğulları Beyliği ve Tâceddînoğulları Beyliği ile mücâdele ederek, bu beylikler üzerinde hâkimiyetini kabûl ettirmeye muvaffak oldu. Osmanlı Sultânı Murâd-ı Hûdâvendigâr Hân ve Memlûklü Sultânı Seyfeddîn Berkük ile dostâne münâsebetler kurdu...
Kâdı Burhâneddîn Ahmed Bey, Akkoyunlu Karayülük Osman Bey ile de önce dost olmasına rağmen, sonra onun içişlerine karışmasıyla araları açıldı. Karayülük Osman Bey ile Sivas yakınlarında yapılan savaşta şehid oldu.
Kâdı Burhâneddîn Ahmed Bey’den sonra, oğlu Alâeddîn, Sivaslılar tarafından hükümdâr ilân edildi. Timur Han’ın Anadolu’ya gelme ihtimâli üzerine Sivaslılar, şehri Osmanlı Sultânı Yıldırım Bâyezîd Hân’a teslim ettiler.
Kâdı Burhâneddîn Ahmed Bey, şehid düştüğü harpte ağır yaralanınca, şu mısraları okuyarak son nefesini verdi:
“Dünyâyı çok sınadık bir bûy imiş,
Kamu âlem varlığı bir Hû imiş
Kaplan, aslan, ejderhâlar cümlesi,
Ecelin kaynağında âhû imiş.”
(Dünyayı çok denedik, meğer o bir nefeslik kokudan gayrı bir şey değilmiş. Bütün âlemin varlığı O eşi benzeri bulunmayan Allahtan imiş. Kaplan, aslan ve diğer yırtıcı ejderhaların hepsi, ne kadar güçlü olsalar da nihayet ecelin yanında birer ahû, ceylan imişler...)
 
< Önceki   Sonraki >
© 2010 Vehbi Tülek