|
Anadolu velilerinden Hoca Ahmed Fakih |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Cumartesi, 01 Kasım 2008 |
|
Hoca Ahmed Fakih hazretleri, Horasan’da dünyaya geldi. Burada medrese tahsili gördü ve fıkıhdaki üstün bilgisinden dolayı kendisine “fakih” denildi. Ayrıca İran Edebiyatı’na vakıf oldu ve pek çok şiirleri vardır. |
|
Devamını oku...
|
|
Câferi Sâdık'a itiraz eden adam |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Cuma, 31 Ekim 2008 |
|
Süfyân-ı Sevrî hazretleri, bir gün Câfer-i Sâdık’ın evine gitti. Câfer-i Sâdık ona şöyle buyurdu: “Ey Süfyân! Sen, zaman zaman sultân ile görüşüyorsun. O seni arıyor, sen de ona gidiyorsun. Ben ise, mümkün mertebe sultandan uzak duruyorum. Zamânın hâli bunu îcâb ettiriyor. Yanımdan hemen çık, git!” |
|
Devamını oku...
|
|
Allahım, Amir bin Tufeyli helak eyle! |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Perşembe, 30 Ekim 2008 |
|
Meşhur hadis ve fıkıh âlimi İmâm-ı Beyheki, siyer âlimi ve muhaddis İbn-i İshak’tan şöyle nakleder: Amîr Oğullarının heyeti Resulullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimize geldiği zaman, içlerinde Amir bin Tufeyl ile Erbed bin Kays, Hâlid bin Cafer ve Hayyan bin Mâlik de vardı... |
|
Devamını oku...
|
|
Gözyaşı denince... Atâ es-Süleymî |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Çarşamba, 29 Ekim 2008 |
|
Atâ es-Süleymî, Tâbiîndendir. Basra’da doğdu. 757 (H.140) senesinden sonra vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan Enes bin Mâlik hazretleriyle görüştü. Zamânın velîlerinden ve başka âlimlerden ilim ve edeb öğrendi.. |
|
Devamını oku...
|
|
Hanbelî fıkıh âlimi Hasen bin Hâmid |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Salı, 28 Ekim 2008 |
|
Hasen bin Hâmid el-Bağdâdî, Bağdad’da yetişen Hanbelî âlimlerindendir. Bağdadlı olup, birçok âlimden çeşitli ilimler aldı. İlminden çok kimseler istifâde etti. Devlet idarecilerine ve halka ders verir ve her mes’elede kendisinin fetvasına başvurulurdu... |
|
Devamını oku...
|
|
Abdülvâhid bin Zeyd hazretlerinin kölesi |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Pazartesi, 27 Ekim 2008 |
|
Büyük velî Abdülvâhid bin Zeyd hazretleri şöyle anlatır: Hizmetlerimi görmesi için bir köle satın almıştım. Gece evden gitmişti. Sabah olunca eve geldi ve bana üzeri işlenmiş bir dirhem altın verdi. Bunu nereden aldın deyince; “Efendim, ben size her gün böyle bir dirhem vereceğim. Karşılığında geceleri beni serbest bırakmanızı istiyorum” dedi. Ben de kabul ettim |
|
Devamını oku...
|
|
Müfessir ve muhaddis Muhammed bin Ka'b |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Pazar, 26 Ekim 2008 |
|
Muhammed bin Ka’b el-Kurazî, Tabiîn devrinin büyüklerindendir. Hicretin 40’ıncı (m. 660) senesinde Hazreti Ali’nin hilâfetinin sonlarında doğdu. Kur’ân-ı kerîmin tefsîrinde, birinci tabakayı teşkil eden âlimlerdendir. Büyük müfessirlerden olup, ayrıca muhaddisler yanında da sika (güvenilir) olan râvilerdendir. Bizzat Abdullah İbn-i Abbâs’dan ve Abdullah İbn-i Ömer’den tefsîr öğrenmiştir... |
|
Devamını oku...
|
|
Şâfiî fıkıh âlimi Ebû Bekr Kaffâl |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Cumartesi, 25 Ekim 2008 |
Ebû Bekr Kaffâl, Fıkıh âlimlerindendir. 1037 (H.429) senesinde, Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde doğdu. 1113 (H.507)de vefât etti. Hocası Ebû İshâk’ın kabri yanına defnedildi. Ebû Bekr Kaffâl, Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi olarak yetişmiştir. O devirde adına “Meyyâ Fârikîn” denilen Silvan, büyük bir ilim merkezi olup; bu bölge, Malazgirt Savaşından çok daha önce Müslüman beldesi idi. |
|
Devamını oku...
|
|
Münâfıkların reisi İbni Ebî Selül |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Cuma, 24 Ekim 2008 |
|
Abdullah bin Übeyy bin Selûl, münâfıkların reisi idi. Başında bulunduğu nifak şebekesinin yaptıklarından dolayı haklarında âyet-i kerimeler, hattâ “Münafıkûn” adında müstakil bir sûre nazil olmuştu. Bu sebeple Resûlullah Efendimiz “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” bunlara karşı hep tedbirli olurdu. |
|
Devamını oku...
|
|
Hakkâri'nin bereketi Ebü'l-Berekât |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Perşembe, 23 Ekim 2008 |
Ebü’l-Berekât Hakkârî hazretleri, Doğu Anadolu evliyâsının büyüklerindendir. Miladi 12. ve hicri 6. asrın sonlarında Hakkâri’de vefât etti. Laliş köyünde amcasının inşâ ettirdiği ve kendisinin medfûn olduğu zaviyeye defnedildi... Ebü’l-Berekât, küçük yaşta yüksek ilim sahibi âlimlerin meclislerine devam etti. Gençliğinin baharında ilimle doldu. Kalbi Allah aşkı ile yandı. |
|
Devamını oku...
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 31 - 40 Toplam: 2142 |