RSS YayInI
Sitemizdeki güncellemeleri RSS yayınımıza abone olarak takip edebilirsiniz.
İstatİstİkler
Ziyaretçiler: 1986384
Kİmler Sİtede
Şu anda 21 misafir bağlı
|  |
Son Eklenenler
|
MEYYİTEZADE |
|
|
|
1001 Osmanlı Hikayesi
|
|
Pazar, 04 Aralık 2005 |
|
Evliya Çelebi seyahatnamesinde şöyle bir hadise nakledilir:Kanuni Sultan Süleyman Han devrinde, 1552 senesinde Macaristan’daki Eğri kalesi üzerine bir sefer düzenlendir. Bu sefere katılacak olan Anadolu ve Rumeli Sipahilerine haber salındı. Bunlardan biri de Kasımpaşa’daki Sipahi birliklerinden birinin kumandanı olan Hüseyin Ağa idi. Yeni bir gazaya katılacağı için sevinçliydi, fakat geride bırakacağı hanımı hamile ve üstelik hasta idi. Kendisi yok iken ona kim bakacak ve çocuğuna kim sahip çıkacaktı. Sonunda ellerini semaya açtı ve:“Yâ İlâhî!.. Doğacak olan çocuğumu sana emanet ediyorum...” diye yalvardı. |
|
Devamını oku...
|
|
Hz. Hâlid bin Sinân Abesî |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Cumartesi, 03 Aralık 2005 |
Hz. Hâlid bin Sinân Abesî, İsâ aleyhisselâmdan sonra gönderilen peygamberlerdendir. İsâ aleyhisselâm ile son peygamber Muhammed aleyhisselâm arasındaki dönemde Aden beldesinde bulunan bir kavme gönderilmiştir.
Hâlid bin Sinân Abesî aleyhisselâmın kavmine musallat olan ve bir mağaradan çıkan ateş, uzak mesâfelere yayılıyor, ekinleri ve hayvanları yakıyor, sonra tekrar geri çekiliyordu. İnsanlar âciz kalmıştı... |
|
Devamını oku...
|
|
İNGİLİZ TÜCCARLAR FESAD ÇIKARIYORLAR |
|
|
|
1001 Osmanlı Hikayesi
|
|
Cumartesi, 03 Aralık 2005 |
|
1525 senesinden itibaren, Akdeniz’deki İngiliz ticaret gemileri, Osmanlı limanlarındaki seyr-ü sefer ve ticareti, Osmanlı Devletinin Fransız gemilerine tanımış olduğu haklardan faydalanmak için Fransız bayrağı çekerek ve Fransa’ya vergi ödeyerek sürdürmekteydiler. Dolayısıyla kâraları da azalmaktaydı. Bu sebeple, Fransızlar gibi müstakil imtiyaz elde edebil mek için Osmanlı Devleti nezdinde pek çok teşebüslerde bulundular. 1553’de Anthony Jenkinson ve 1579’da Edward Osborne, Richard Staper ve William Harborne adındaki tüccarlar imtiyaz alabildiler. Bu münferid imtiyazlar 1580’den itibaren Sultan III. Murad tarafından bütün İngiliz tüccarlarına teşmil edildi. |
|
Devamını oku...
|
|
Süleyman aleyhisselâm |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Cuma, 02 Aralık 2005 |
|
Süleyman aleyhisselâm, Beyt-ül-Makdis’e girip, bir yıl, iki yıl, bir veya iki ay yahut daha az ve daha çok ibâdetle meşgul olurdu. Yiyecek ve içeceğini yanında getirirdi. Yine vefatına yakın oraya girdi. Her sabah geldiğinde, mihrabında bir fidanın bittiğini görürdü. Hazreti Süleyman ona, ismini ve faydasını suâl ederdi. Eğer dikilecek bir fidan ise, onu çıkartıp başka bir yere diktirir, ismini, faydasını, zararını ve tıbda ne işe yaradığını da üzerine yazdırırdı... |
|
Devamını oku...
|
|
ALÇAKLIĞIN BÖYLESİ |
|
|
|
1001 Osmanlı Hikayesi
|
|
Cuma, 02 Aralık 2005 |
|
Balkan Savaşları sırasında İstanbul’a gelen Fransız Matin gazetesi başyazarı Stephane Lausanne, 1913 yılında yayınlanan kitabında, Osmanlı Devletindeki Ermenilerin yaptıkları zulüm ve katliamları anlatır. Kitabın bir yerinde şöyle bir hadise nakleder: 1890 senesinde Sivas’da Ermeniler isyan çıkararak silahsız Müslüman ahaliye saldırdılar ve bir çok suçsuz insanı katlettiler. Bunun üzerine oraya sevkedilen askeri birlikler hadiseyi bastırdı. Bunun üzerine şehirdeki silahlı Ermeniler, Fransız konsolosluğuna sığındılar. Bizzat konsolos ve eşi onları Osmanlı makamlarına vermemek için direndiler. |
|
Devamını oku...
|
|
Hârûn aleyhisselâm |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Perşembe, 01 Aralık 2005 |
Hârûn aleyhisselâm, İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerdendir. Hazret-i Mûsâ’nın ana-baba bir büyük kardeşidir. Babasının ismi, İmrân bin Yasher’dir. Soy itibârıyla Yâ’kûb aleyhisselâmın oğullarından Lâvi’ye dayanır. Mısır’da doğdu. Tûr-i Sinâ’da vefât etti...
|
|
Devamını oku...
|
|
BÜYÜK FEN DAHİSİ: FATİH SULTAN MEHMED |
|
|
|
1001 Osmanlı Hikayesi
|
|
Perşembe, 01 Aralık 2005 |
|
Sultan II. Murad Han devrinde Osmanlı harb teknolojisinde muazzam bir ilerleme kayd edildi. Osmanlı mühendis ve ustaları, artık hiçbir memlekette rastlanamayacak çapta ve güçte toplar yapabiliyorlardı. İstanbul kuşatmasından önce Edirne’de dökülen 60 kadar top, 14 batarya halinde surların karşısına dizildi. Ancak bunlar bir süre sonra kaldırıldı. Yerlerine “Şâhî” denilen daha büyükleri konuldu.Söz konusu büyük toplardan birini, Bizans’dan ayrılarak Osmanlı hizmetine giren Urban isimli Macar dökmüştü. Sıradan bir dökümcü ustasıydı Urban. Ne topların balistik ve mukavemet hesaplarından, ne de barut ölçülerinden haberi vardı. Sadece çizilen plana göre döküm işlemini gerçekleştirmişti. Osmanlı ülkesinde, bu işi yapan pek çok usta vardı. |
|
Devamını oku...
|
|
Musa aleyhisselam |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Çarşamba, 30 Kasım 2005 |
|
Musa aleyhisselam, peygamberler içinde üstünlükleri olan ve kendilerine “ulü’l-azm” denilen altı peygamberin üçüncüsüdür. Allahü teâlâ ile konuştuğu için, “Kelimullah” denilmiştir.
Benî İsrâil’e peygamber olarak gönderilmiştir. Yâ’kûb aleyhisselâmın soyundandır. Hârûn aleyhisselâmın kardeşidir. Babasının ismi İmrân’dır. Annesinin ismi Nüceyb veya Nâciye veya Yuhâbil’dir... |
|
Devamını oku...
|
|
İMPARATOR ÖLÜ GİBİ DONUP KALDI |
|
|
|
1001 Osmanlı Hikayesi
|
|
Çarşamba, 30 Kasım 2005 |
|
Fatih’in İstanbul’u kuşattığı günlerde Bizans’ta elçi olarak bulunan Venedikli asilzade Barbaro, Fatih Sultan Mehmed Han’ın parlak dehasının bir eserini daha şöyle nakleder:“18 Mayıs günü Bizanslılar uyandıkları zaman şaşkınlıktan dona kaldılar. Çünkü surların önünde büyük bir kule duruyordu. Osmanlılar o gece 4 saat içinde ahşap bir kule inşa ederek surların önüne getirmişlerdi. Yüksekliği surlardan yukarıda idi. Bu kule öyle mükemmeldi ki, nasıl yapıldığını kimse anlayamadı. Bütün Hristiyan dünyası birleşse bunu yapamazdı.İmparator hazretleri bütün erkanı ile birlikte surların üzerine geldiğinde bu şayan-ı hayret şeyi görünce korku ve dehşetten ölü gibi donup kaldı. İşte o zaman, Fatih’in bu parlak zekası karşısında İstanbul’’un eninde sonunda onun eline geçeceğini anlamıştı. |
|
Devamını oku...
|
|
Eyyûb aleyhisselâm |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Salı, 29 Kasım 2005 |
|
Eyyûb aleyhisselâm, Kur’ân-ı kerîmde adı geçen peygamberlerdendir. Allahü teâlâ Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: “Nûh’a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz ve İbrâhim’e, İsmâil’e, İshâk’a ve Yâ’kûb’a, evlâdlarına, İsâ’ya, Eyyûb’a, Yûnus’a, Hârûn’a ve Süleymân’a vahiy eylediğimiz ve Dâvûd’a Zebûr verdiğimiz gibi (Habîbim) şüphesiz sana da biz vahyettik.” (Nisâ sûresi: 163) |
|
Devamını oku...
|
| << Başa Dön < Önceki 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 2381 - 2390 Toplam: 3282 |
|
 | |