RSS YayInI
Sitemizdeki güncellemeleri RSS yayınımıza abone olarak takip edebilirsiniz.
İstatİstİkler
Ziyaretçiler: 441781
Kİmler Sİtede
Şu anda 1 misafir bağlı
|  |
Son Eklenenler
|
Hanbelî fıkıh âlimi Ali bin Beşşâr |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Salı, 11 Kasım 2008 |
|
Ali bin Muhammed el-Beşşâr, büyük Hanbelî âlimlerindendir. 313 (m. 925) senesinde vefât etti. Kabri, Necma’ya yakın bir yer olan Akabe’dedir. Hikmetli sözleri çoktur. Buyurdu ki: |
|
Devamını oku...
|
|
Sana hüzün, gam keder girmez!.. |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Pazartesi, 10 Kasım 2008 |
|
Büyük mutasavvıf Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri bir gün Kûfe’ye uğradı. Şehrin ileri gelenlerinden birisinin sarayını gördü. Çok süslüydü. Penceresinde birisi şu mânâda şiir söylüyordu: “Ey Saray! Sana hüzün, gam, keder girmez. Zaman senin sâkinlerine, içindekilere bir şey yapmaz. Sen muhtaçlar için ne güzel bir konaksın...” |
|
Devamını oku...
|
|
Geylanlı gönül sultanı Cemâleddîn-i Ezherî |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Pazar, 09 Kasım 2008 |
|
İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerinden olan Cemâleddîn-i Ezherî, 1358 (H.760) senesinde Geylân şehri civârında bulunan Lenger-Künân’da doğdu. Çocukluğu, köyünde geçen Cemâleddîn Muhammed, ilim öğrenme çağına gelince, Mısır’da bulunan meşhûr Câmi’ul-Ezher Medresesine gitti ve tahsîlini orada tamamladıktan sonra, Tebrîz’e yerleşti. |
|
Devamını oku...
|
|
Nene Hatun ve kardeşi Hasan |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Cumartesi, 08 Kasım 2008 |
|
Nene Hatun, 1857’de Erzurum-Pasinler’e bağlı Çeperli Köyü’nde dünyaya gelmiştir. “93 Harbi” (1877-1878) patlak verip de sahneye çıkacağı ana kadar Nene Hatun, Anadolu’daki diğer isimsiz kahramanlar gibi, kendi hâlinde mütevazı bir hayat süren sıradan insanlardan biriydi. Her kahraman gibi onu da kahramanlık tahtına oturtan; şartların vahimleşip işin başa düştüğü günler olmuştur... |
|
Devamını oku...
|
|
Afganistanlı velî Ahmed Berkî |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Cuma, 07 Kasım 2008 |
|
Mevlânâ Ahmed Berkî, Afganistan’da ilim öğretmekle meşgûl idi. Bir gün, tanıdıklarından ve hemşehrilerinden bir tüccar Hindistan’a gitmiş evliyânın en büyüklerinden İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin sohbetlerini dinlemişti. Dönüşünde de İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin insanları hak yola sevk eden kıymetli mektuplarından getirmişti... |
|
Devamını oku...
|
|
Abbasi Halîfesi Mütevekkil |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Perşembe, 06 Kasım 2008 |
|
Abbasi Halîfesi Mütevekkil, salih bir kimse idi. Bir gün, sırçadan, camdan yapılmış olan, alt ve üst tarafından su akan sarâya girmişti. Yakın adamları ve nedîmleri, sohbet dostları da yanında idi. Oturup sohbet ederlerken, güldü. Yanında bulunanlar, “Allahü teâlâ seni hep güldürsün, ey mü’minlerin emîri, gülmenizin sebebi nedir?” dediler. |
|
Devamını oku...
|
|
Az iş yaptı fakat çok kazandı!.. |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Çarşamba, 05 Kasım 2008 |
Berâ bin Âzib (radıyallahü anh), Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimizin hicretinden önce Medîne-i münevverede küçük yaşta iken Müslüman oldu. Babası Âzib de Sahâbî idi... Berâ bin Âzib, Resûlullahın ve diğer sahâbenin hicretlerini şöyle anlatıyor: |
|
Devamını oku...
|
|
Yemâme şehidi Ebû Dücâne |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Salı, 04 Kasım 2008 |
|
Ebû Dücâne hazretleri, Peygamber efendimizin Mekke’den Medîne’ye hicret etmesinden önce Müslüman oldu. Bedr, Uhud, Hendek, Benî Nâdir, Benî Kureyzâ savaşlarında ve Mekke’nin fethinde bulundu |
|
Devamını oku...
|
|
Yahudi'yi iman ettiren adalet... |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Pazartesi, 03 Kasım 2008 |
Hazreti Ali (radıyallahü anh) zırhını kaybetmişti. Onu çok aradı, fakat bulamadı. Bir gün Kûfe’ye gelmişti. Zırhını bir Yahudinin elinde gördü. Yahudi’ye; -Bu zırh benimdir. Onu ne sattım, ne de kimseye verdim. Sende nasıl oluyor? diye sordu. Yahudi de; -Hayır bu, benim zırhım, diye cevap verdi. O zaman Hazreti Ali; -Gel kadıya gidelim, buyurdu. |
|
Devamını oku...
|
|
Buhâra velilerinden Hâce Hamîdüddîn |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Pazar, 02 Kasım 2008 |
Hâce Hamîdüddîn, Buhâra âlim ve velilerindendir. Şah-ı Nakşşibend hazretleriyle aynı devirde yaşamıştır. Yetiştirdiği talebelerinin büyüklerinden Seyfeddîn Menârî, hocasından duyduğu nasihatleri şöyle nakleder: Mübarek hocama “Dünyâ nedir?” diye sorulduğunda; “Allah’tan gayri her şey dünyâdır. Senin nefsin alçak ve aşağıdır. Nefsine yakın olan her şey dünyâdır... Dünyâ nefsin evidir ve dünyâlıklar onun harp âletleridir. O kendi evinde rahat durmakta, arkadaş ve dostlarından da yardım beklemektedir. Rûh ise bu âlemde kendi arkadaş ve akrabâlarından uzak kalmış, aslını unutmuştur. İlâhî bir yardım gelmedikçe, ondan bir iş, bir fayda gelmez” buyurdu |
|
Devamını oku...
|
| << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 21 - 30 Toplam: 2142 |
|
 | |